Ruhsal Nedenler

Hayatımızın bir hiçlik üzerine kurulu olması, bir hiç olarak öleceğimiz manasına gelir… Gerisinde ve ilerisinde bir şey aramayın boş yere.

Ulvi bir amaç üzerine geldiğini düşünenler olabilir, acaba koşturarak mutluluk denen aldatmacayı sığdırmaya çalıştığınız bir ömür, kaç sene sürüyor?

Çok kısa değil mi? ya da size çok mu uzun geliyor aklı başında din geçirdiğiniz 30-40 sene!

Açık söylemek gerekirse ben pek bir şey anlayamadım bu zamana dek; iyi olmaya ve huzuru bulmaya yönelik attığım her adım, insanların kötü ve iğrenç yüzlerinden sekerek gecenin dipsiz karanlığına gömüldü. Her ne kadar vazgeçmedim desemde, aslında pek çok şeyden zamana dair ve umuda dair vazgeçtim. İçinde insan olan herşey keskin bir sahtekarlığa ve güvensizliğe gebe.

Çıkarlarında mayasını bulan insanoğlundan daha beter bir varlık olamaz, ki Adem bile yasak meyvayı yerken çıkarları doğrultusunda vesveseye uymuş. Siz mi uymayacaksınız! Bu dünyanın gerçekleri para, şehvet ve korku üzerine kurulu. İnsanın günlük hayatı bu 3 kelimenin etrafında dönüyor. Para ve Şehvet’e geç kalanların korku dolu iç dünyası… Pehhh!

Domino gibi bir ötekine çarparak yaşıyorsunuz işte, bundan daha lanetli ne olabilir. Yalan sıkıyor, karşılığında anlık bir şey alıyorsunuz polen gibi, uçucu ve hafif. Ruhunuzun ağırlığı yalanlarınızın ağırlığından kaynaklanıyor hiç düşünmüyor musunuz…

Nedenlerimiz var bizim, insanoğlunun hasarlı ve eksik yaratılışından dolayı kalmaktan çok gitmek istememize sebep. Bizi kendi içimize çeken nedenler…

Kendi grimizin efendisiyiz, bazen kölesi. Yalanların içine sıkışmış bir dünyanın başıboş ruhlarıyız var gibi görünen ama aslında sürekli yerinde sayan. Çırpındıkça başlangıç noktasına geri çakılan mıh gibi.

”Bir defa yalan söyleme potansiyeli taşıyan her varlık göttür.” Bunu aforizma olarak paylaşabilirsiniz.

Bu kadar.

Paylaş